Efsane Sözler

Efsane Sözler

Güzel mesajlar kategorimizde şimdi de sizlere en güzel ve en ilgi çekici ve Efsane mesajları derledik. Dünya genelinde tanınan ünlü isimlerin çok önemli bir kısmı hayatları boyunca o kadar sağlam sözler kullanmışlardır ki bu sözler hala dilden dile yayılarak efsane bir hale gelmiştir. Özdemir Asaf sözleri ya da Bob Marley sözleri bunların arasında öncelikli olarak gösterilebilir. Efsane mesajlar çoğu zaman iğneleyici mesajlar verebilmek ya da insanlara özlü sözler ile bir şeyleri anlatabilmek için olmazsa olmazlardan birisi haline gelmiştir. Bizlerde bunları sizler adına tek bir sayfa içerisinde toplama gereksinimi duyduk. İşte efsane sözler..

Hayat, kısa gelen bir battaniye gibidir. Yukarı çekersiniz ayak parmaklarınız isyan eder, aşağı çekerseniz omuzlarınız titrer ama yine de neşeli insanlar dizlerini karınlarına çekerek rahat bir uyku uyumayı başarır.

Yasalar adalet duygusunu geliştirmemiştir, onu mahvetmiştir.

Tımarhane ve hapishane, iktidarların sopası olmuştur tarihte.

Eğer sevmediğin kişilerin yüzüne bakmak zorundaysan ve istesende kaçamıyorsan; Gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir.

Kimseye kirli ayaklarıyla beynimde gezme fırsatı vermem.

“Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok. Ruhunuzu satmayın yeter.

Yine de bir insanın gerçek sesini ancak onunla kavga ederseniz duyabilirsiniz. En oynanmamış, çıplak ses kavga eden insanın sesidir. Bu nedenle de çoğu zaman çirkindir zaten; bizatihi insan çirkin olduğundan.

Ayrı Ayrı Birer Ahlaksız Yaratık Olan İnsanlar, Toplu Oldukları Zaman Namuslu Kişiler Olurlar.

Bütün savaşlar komutanları servet sahibi yapar; politikacılar da ölen askerlerin kanlarıyla beslenirler.

Allah size bir yüz vermiş; bir tane de siz eklemeyin.

Hiç bir şey bir fikirden daha tehIikeIi değiIdir. Eğer o fikir sahip oIduğunuz tek fikirse.

İçinde bir tutam delilik olmayan bir hayat eksik bir hayattır.

Yürekli bir kadının başı,yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir!

Bazen sessiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur.

En kusursuz cinayet;Birinin yaşama sevincini öldürmektir.

Bana vicdansız bir medya temin et; sana bilinçsiz bir halk sunayım.

Her şeyin sonunda düşmanlarımızın sözlerini değil, Dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız.

Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin.

ve cellat uyandi yatağında bir gece. Tanrim dedi, bu ne zor bilmece. Öldükçe çoğalıyor adamlar, ben tükenmekteyim öldürdükçe.

En çok incittiğimiz kişilerin, aslında en çok sevdiklerimiz oluşu ne garip.

Bizi yokedecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz “İnsan” insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.

Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür.

İçimizdeki en cesur bile, gerçekten bildiği şeyi yapmaya nadiren cesaret eder.

Devrim televizyonlarda yayınlanmayacak.

Bu dünyada öyle şeyler oluyor ki Tanrı’nın neden izin verdiğini merak ediyorum.

Eskiden köleler hiç olmazsa ayaklarına geçirilen prangaların farkındalardı, şimdikiler zincirlerini bile göremiyorlar.

Mezarlıklar: ölülerin kimliklerini toprak üstünde bıraktıkları yerlerdir.

Dostun üzüntüsüne acı duyabilirsin. Bu kolaydır; ama dostun başarısına sempati duyabilmek, sağlam bir karakter gerektirir.

Dünyada barışı sağlamak isterseniz, politikacıları öldürün yeter, halklar anlaşır!!

Eğer dikkatli değilseniz, gazeteler sizin zulüm gören insanlardan nefret etmenizi ve zulmü uygulayan insanları sevmenizi sağlar.

Kendi geleceklerimizi kendimiz hazırlar, sonra da kader deriz.

Belki de ilk önce yanlış insanlarla tanışmasaydık, doğru insanı bulduğumuzda onların değerini anlayamazdık.

Tek ödevin kendin olmaktır. Güçlü ol! Yoksa, büyümek için hep başkalarını kullanmak zorunda kalırsın.

Fırtınadan korkuyorsun, sanki şu koskoca denizi yutacakmışsın gibi. Oysa seni boğmaya bir fıçı şu yeter.

Takdir edilmeyi beklemeden namuslu olamayanların namusuna inanmam.

Zenginliğin zevkleri,yoksulların gözyaşları ile satın alınır.

Oysa küçükken defalarca sormuşlardı: Büyüyünce ne olacaksın? diye “mutlu” diyemedik. Çünkü: Çocuktuk, akıl edemedik.

Gitmeden önce düşün;Çünkü döndüğünde bulduğunla,giderken bıraktığın asla aynı olmayacak.

Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.

Huzurun olmalı biraz ve seni güçlü kılacak kadar acın. Biraz garip ama;Bazen kimseye aldanmayacak kadar taş kalpli olmalısın.

Kime ne yaşattıysanız bir gün aynısını yaşamanız dileğiyle!

Bazen Bitmek Bilmeyen Dertler Yağmur Olur Üstüne Yağar; Ama Rengarenk Gökkuşağı da Yağmurdan Sonra Çıkar.

Hayatta en zor şey de; İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır.

Kitaplar Öldürücüdür, Kitaplar Insan Irkının Lanetleridir, Mevcut Kitapların Onda Dokuzu Saçmadır Ve Okunabilecek Kitaplar Da Bu Saçmalığı ispat Edenleridir.

Sorma bana “NE KADAR SEVİYORSUN !?” diye.. O kadar işte! – Tavanı kadar sokağın, dibi kadar cehennemin.

İnsan kendisine olan saygısını, onurunu ve güvenini yitirdiği an işi bitmiş demektir. Alabildiğine bir baş aşağı düşüş yaşar.

‘Aşk nasip işidir, hesap işi değil. Aşk adayıştır, arayış değil. Sen adanmış ve yanmışsan bu uğurda, aşk sana uzak değil!

İyimser bir insan ayakkabıları çalınınca “ayaklarım var ya” diyebilen insandır.

Uyku kaçsın önemli değil de, içinde görülecek rüyalar vardı.

Bir kadın güzelse kork, güzel ve yalnızsa daha da kork; güzel, yalnız ve kırılmışsa hemen ölü taklidi yap.

İki gözüne karşılık dünyayı verseler kabul edermisin,etmezsin.peki iki gözünü verene neden SECDE etmezsin.

Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken,sevişmek için saklanmak zorunda kaldığımız bir dünyada yaşıyoruz.

Bazı insanları, bazı olayları, bazı durumları düşünmek, fazlasıyla zaman kaybı!!

Ölüm hepimizin kapısını çalacak. Bir daha kafamı bozarsan, senin kapını erken çalar.

Beğen  
Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir