Cesaret Sözleri

Cesaret Sözleri

Cesaret, bütün korkulara rağmen bilinmeyene adım atmaktır. Cesaret, korkusuzluk demek değildir. Korkusuzluk, sürekli cesur ve daha cesur olunca ortaya çıkar. Cesaretin en uç deneyimi korkusuzluktur. Korkusuzluk, cesaretin sonsuz olduğu zaman ortaya çıkan güzel kokudur. Ama başlangıçta korkak ile cesur arasında pek bir fark yoktur. Tek fark: Korkak korkularına kulak verir ve onları izler. Hayatta her zaman cesur olmayı öğrenmeniz gerekmektedir. Bu sebeple sizi cesaretlendirecek sözleri sizinle paylaşıyoruz. İşte sözler..

Cahiller cesur olurlar.

Cesaret cennete, korku ölüme sürükler.

Gerçek cesaret, şahit istemez.

Cesaretin ölçüsü ölmek değil, yaşamaktır.

Cesaret, bütün silahlardan üstündür.

Cesareti olmayan adamın, başarısı da olamaz.

Yolu cesaret olanın yolu aydınlık olur.

Cesaret bazen seçtiklerin değil vazgeçtiklerindir.

Cesaret hayatı hiçe sayar, vicdanı değil.

Cesaret iyi bir şeydir ama ölülerin işine yaramaz.

Cesaret ölmekle değil, yaşamakla ölçülür.

Cesaretle dolu bir insan, inançla dolu bir insandır.

Kendi aklına hizmet etmek için, cesur ol.

Cesaret her şeyi fetheder, gövdeye bile güç verir.

Cesurlar bir kere ölür, korkaklar bin kere.

Gülmek cesaret istemez, ama ağlamak cesaret ister.

Cesaretli bir adam, tek başına çoğunluktur.

Cesaret de aşk gibidir, ikisi de umutla beslenmek ister.

Birçok insanın, korkak olmaya cesareti yoktur.

Korku işe yarayabilir ama korkaklık hiç bir işe yaramaz.

Altın ateşte, cesur insanlar felakette anlaşılır.

Büyük şeyleri başarmak için bilgi ve cesaret gereklidir.

Şansı tatmak isteyenin, cesarete ihtiyacı vardır.

Kaybetme cesareti olmayanın, gerçeği söyleme kapasitesi yoktur.

Cesaret, tehlike karşısında akıl ve zekanın kullanılmasıdır.

Tehlikeden kaçamayan, onun karşısında cesaretle durmayı bilmelidir.

Erkek cesaretini emretmekle, kadın itaat etmekle gösterir.

Cesaretin en büyük denemesi, mağlubiyeti üzülmeden kabul etmektir.

Cesaret, tehlike karşısında aklın ve zekânın kullanılmasıdır.

Korkularınızı kendinize saklayın ama cesaretinizi başkalarıyla paylaşın.

Doğru olan şeyi gördüğü halde, yapmamak cesaretsizliktir.

İlk özür dileyen en cesurdur, ilk affeden en güçlü, ilk unutan en mutlu…

Hiçbir şeye cesaret edemeyen, hiçbir şeye ümit beslemesin.

Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür.

Kalplerde gerçek cesarete sahip olanlar her zaman kazanır.

Onların peşinden gidecek cesaretiniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir.

Cesareti olmayan insan, keskin kenarı olmayan bıçağa benzer.

Olduğum şeyin gitmesine izin verdiğimde, olabileceğim şey haline gelirim.

Doğru olan her şeyi gördüğü halde yapmamak cesaretsizliktir.

Cesaret, cesaret, cesaret… İşte yaşamın kanını kıpkırmızı, capcanlı yapan o.

Başarının dört şartı; bilmek, istemek, cesaret etmek ve susmak…

Cesareti olmayanın asaleti olmaz, çünkü cesaretin bittiği yerde esaret başlar.

Cesaret on kısımdır, biri korkmamak, dokuzu dikkat ve ihtiyattır.

Bütün hayallerimiz gerçek olabilir, eğer onları ikna edecek cesaretimiz varsa.

İnsan tehlikeyle karşılaşmadan, cesur olup olmadığını anlayamaz.

Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek cesaret…

Hayatınızı cesurca kabullenin, başarıya dönüştüğünü göreceksiniz.

İnsan, kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemedikçe yeni okyanuslar keşfedemez.

Cesaret korku yokluğu değil, korkuya direnmek, korkuya hükmetmektir.

Cesur olmak için cesurmuş gibi hareket etmek, bütün irademizi bu amaca göre kullanmak gerekir.

Cesaret, sırasında ayağa kalkıp konuşabilmek, sırasında da yerine oturup dinleyebilmektir.

Cesaretimi kaybetmiyorum, çünkü vazgeçilen her yanlış girişimleri doğru atılmış yeni bir adımdır.

Zor olduğu için cesaret edemediğimiz şeyler, aslında biz cesaret edemediğimiz için zordur.

Yapabildiğiniz ya da düşünebildiğiniz her neyse, başlayın. Cesaretin dehası, kudreti ve büyüsü vardır.

Cesaret korkunun yokluğu değildir, başka bir şeyin korkudan daha önemli olduğu kanışıdır.

Bir memlekette namuslular, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette hiçbir olumlu iş yapılamaz.

Cesaret etmek bir anlık kontrolü kaybetmektir. Cesaret etmemek ise; kendini kaybetmektir.

Dünyada hiç kimse, seyirci koltuğuna oturan cesur insanları alkışlamaz. Alkışlar hep sahneye çıkanlar içindir.

Cesaret bütün zorluklar ile her durumda savaşmaktır, hatta olmayanı oldurmaya çalışmaktır.

Her yürek sevebilseydi eğer, ayrılık hiç olmazdı. Her seven yürekli olsaydı zaten ‘aşk’ bu kadar basit olmazdı!

Cahilseniz üzülmeyin, cehaletinizi cesaretle takviye ederseniz, erişemeyeceğiniz başarı yoktur.

Yalan zekâ işidir, dürüstlük ise cesaret. Eğer zekân yetmiyorsa yalan söylemeye; cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene.

Asla vazgeçmeyin! Yüz üstü yere serilseniz bile. Hala ileriye doğru hareket ediyorsunuz demektir.

Harikulade şeyler ancak içlerindeki bir şeyin koşulların üzerinde olduğuna inanma cesareti gösterenler tarafından yapılmıştır.

Cesarete insani niteliklerin ilki gözüyle bakılması yerindedir; çünkü bütün öteki nitelikler onun sayesinde ortaya çıkar.

İnsanın ne zaman hakikate uygun olarak söz söylemesi ve hareket etmesi gerektiğini bilmek için, cesareti ve anlayışı yerinde olmalıdır.

Malını kaybeden bir şey kaybetmiştir, şerefini kaybeden birçok şey kaybetmiştir, cesaretini kaybeden, her şeyini kaybetmiştir.

Gönül delidir. Zoru seçer. Kalp mahkûmdur. Umut ister. Göz ufuktur. Yâri gözler. Dil dilsizdir. Söz ister. Aşk imkânsızdır. Güç ister. Sevda zordur. O da yürek ister.

Cesaret, erdemin ilk ve en şerefli görünüşüdür, eğer adalet her zaman cesaret şeklinde ortaya çıksaydı, dünyada daha fazla adalete rastlanırdı.

Hiçbir şart altında cesaretimi kaybetmeye imkân vermem. Başarılmaya değer bir işin üç şartı, evvela çalışmak ve sağlam çalışmak, ikincisi ise o işe bütün varlıklarla sarılmak ve üçüncüsü, aklıselim sahibi olmaktır.

Beğen  
Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir